Erbakan hem iktidarı hem 6'lı masayı eleştirdi

ABONE OL

Yeniden Refah lideri Fatih Erbakan, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik krize ilişkin, 'İktidardakileri biz kasa başındakiler, 6'lı masadakilere de masa başındakiler olarak nitelendiriyoruz. Ne kasa başındakilerden ne de masa başındakilerden bu millete hayır gelmesi mümkün değildir. Bu iş ancak ve ancak Milli Görüş ile çözülür.' dedi.

Reklam
Reklam

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan, partisinin Aylık Olağan İl Başkanları toplantısı öncesi düzenlenen basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

İktidarın temmuz ayından başlayarak 3 aylık dönemde 107 milyar liralık iç borçlanmaya gideceğini belirten Erbakan, hükümetin ekonomide iyice köşeye sıkıştığını, iflas riski puanının 900 puanın üzerine çıkmasından dolayı da dış borçlanmaya gidemediğini söyledi.

‘Savaştaki Ukrayna’nın bile CDS puanı bizden düşük’

Aylardır Rusya ile savaşta olan Ukrayna’nın bile CDS puanının bizden düşük olduğunu belirten Erbakan, şöyle konuştu:

“Ülkenin CDS puanı 900 puanın üzerine çıktığı zaman aldığınız dolar borcunuzun faizi yüzde 12’ye çıkıyor. Dünyada doların faizi yüzde 1 iken siz yüzde 12 faiz ile dolar borçlanmanız demektir bu. Yüzde 12 ile dahi faizle borç verecek sermayedar bulunamadığı için dış borç alınamıyor. Öte yandan savaşın içerisindeki Ukrayna’nın dahi iflas riski puanı 550, Avrupa’nın en kırılgan ekonomisine sahip Yunanistan’ın puanı 180 ve yıllardan beri bizi kıskanmaktan çatlayan Almanya’nın CDS puanı 15. Bir yandan da döviz lazım olduğu için nerdeyse her gün Sayın Bakan Nebati bir ülkede kapılarda bekliyor. 2022’de ilk 6 ayda Dış Ticaret açığı 51 milyar dolar bizim bu sene için tahminimiz 100 milyar dolar idi. Bir yandan da bu sene ödenecek dış borç geri ödemesi 180 milyar doları da eklersek bu sene devletin ödeyeceği 300 milyar dolar borç var. Merkez Bankası eksi rezervde olduğunu düşünürsek hükümet, halkın elindeki, ihracatçının turizmcinin elindeki dövizine yöneliyor. Şirketlere döviz yasağı getiriyor. 15 milyon Türk lirası karşılığından fazla döviz tutan şirketlere kredi yasağı getiriyor. 20 yıllık AK Parti iktidarının ülkeyi getirdiği durum bu.”

"26 milyon araç sayısı kalkınma göstergesi değildir"

İktidarın 20 senede trafikteki araç sayısının 8,5 milyondan 26 milyona ulaşmasını bir başarı olarak göstermesini de eleştiren Erbakan, “Ekonomide böylesine vahim bir tablo yaşanıyorken çıkıyorlar diyorlar ki 20 senede araç sayısı 8,5 milyondan 26 milyona çıktı. Bir defa kalkınma dediğimiz şey tüketimin artmasıyla değil üretimin artmasıyla olur. ’20 senede 26 milyon araç üretir duruma geldik’ deseler bu kalkınmadır.  Bir kere bu refah seviyesinin değil ihtiyacın ve tüketimin arttığını göstergesidir. Bu 20 seneden beri dışarıya milyarlarca lira döviz akıttığımızı gösterir. Diğer bir acı tablo; bu araçları alırken biz borçlanarak almışız çünkü bankalara borcumuz 6 milyar liradan 1 trilyon 17 milyar liraya çıkmış.” Şeklinde konuştu.

"İktidar eğitim politikasında da çuvalladı"

YKS’de 100 bine yakın öğrencinin sıfır puan almasının eğitim sistemini çöktüğünün göstergesi olduğunu belirten Erbakan, “Ekonomimiz gibi eğitim sistemimiz de perişan halde. Bakınız bu sene üniversite giriş sınavında 96 bin 518 adayın sıfır çekti. Bu neredeyse 100 bin kişi demek… YKS’de doğru cevap ortalamaları tam bir felaket; birinci aşama TYT’de doğru cevap sayısı ortalamaları 40 soruluk Türkçe testinde 17,7 oldu. 20 soruluk sosyal bilimler testinde 7,9 olan ortalama, 40 soruluk Temel Matematik testinde 6,9’da kaldı. 20 soruluk Fen Bilimleri testinde de doğru cevap sayısı ortalaması 3,2 ile oldukça düşük kaldı. Alan Yeterlilik Sınavı olan AYT’de ise 2022 yılında adayların 24 soruluk Türk Dili Edebiyatı’nda doğru cevap sayısı ortalaması 6,6 oldu. 40 soruluk Matematik testinde ise bu ortalama 7,2’de kaldı.  14 soruluk Fizik testinde doğru cevap ortalaması sadece 2. 13 soruluk Kimya testinde 1,5, 13 soruluk Biyoloji testinde sadece 2 . Bütün bu veriler uzmanların da belirttiği gibi öğrencilerin değil Ak Parti’nin eğitim politikasının sıfır çektiğinin açık bir göstergesidir. 20 senede eğitimde gelinen nokta maalesef çok acı.” İfadelerini kullandı.

"Çözüm, ne kasa başındakiler ne de masa başındakiler"

Erbakan, ülkenin içinde bulunduğu buhrana altılı masanın da çözüm olamayacağını belirterek, şöyle devam etti:

“İktidardakileri biz kasa başındakiler, 6’lı masadakileri de masa başındakiler olarak nitelendiriyoruz. Bu iş ne kasa başındakilerle ne de masa başındakiler ile çözülür. Bu iş ancak ve ancak Milli Görüş ile çözülür. Bir kere Masa başındakilerin bir kısmı 10 seneden fazla AK Parti’de en kritik görevlerde bulundu. Bir canlı yayında bu genel başkanlardan bir tanesi dedi ki ‘ihaleleri eşe dosta verdiler’ sonra tarihlere bakıldı ki o ihaleler verilirken kendisi Bakanlar Kurulu’nda bakan çıktı. AK Parti’de 10 seneden fazla Başbakanlık, Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanlığı en üst seviyede görevlerde bulunmuşsunuz. Ülkeyi birlikte borçlandırmışsınız, milyarlarca dolar faizi birlikte vermişsiniz, AB’nin Amerika’nın peşinde birlikte koşmuşsunuz. Ondan sonra da diyorsunuz ki bu ülkeyi biz kurtaracağız? Madem ülke uçurumun kenarına geldiyse bunun da sizin payınız var?  Masa başındakilerden bir diğeri CHP… 28 Şubat’ın en ateşli savunucularından, İstanbul Sözleşmesi’nin hayranı CHP. Ayasofya’nın cami olmasına üzülen, parti içinde resmi olarak LGBT komisyonu kuran CHP. ‘Bizim iktidarımızda LGBT’li olmak dezavantajlı olmaktan çıkacak, LGBT’lilere haklarını vereceğiz’ diyen CHP. 50 senedir iktidarda yoktunuz ama 1989’da bütün belediyeleri siz aldınız. O belediyeleri eline yüzüne bulaştırdın. 1994’tte millet koşa koşa Refah Partisi’ne belediyeleri teslim etti ve kurtuldu.  Şu anda da İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde iktidarı eleştirdiğiniz konuları aynen kendiniz yapıyorsunuz. Borç ve faiz ekonomisini yürütüyorsunuz. İktidar 8,60 dolar faizle borçlanıyor siz yüzde 10,50 dolar faiz ile borçlanıyorsunuz. İBB’de ve o borcun faizini de ulaşıma zam yaparak, İstanbul halkına verdiğiniz hizmetlere zam yaparak İstanbul halkından tahsil ediyorsunuz.  Ne kasa başındakilerden ne de masa başındakilerden bu millete hayır gelmesi mümkün değildir. Kurtuluş ancak ve ancak Milli Görüş ile Yeniden Refah Partisi ile olacak. Parti olarak kasa başındakiler ve masa başındakilerin bu oyununu bozacağız.”