Reklam
Umut Karademir

Umut Karademir

Tüketiciler Birliği Kayseri Şube Başkanı

Covid19 Aşısı Bulundu: 657 Zırhı

15 Kasım 2020 - 00:35

Geçtiğimiz sene dünyada covid19 diye bir virüs ortaya çıktı. Bu virüs insanların yaşam şekillerini, sosyal aktivitelerini, alışverişlerini, çalışma şartlarını kısaca her şeyini değiştirdi. Devletler, vatandaşını korumak amacıyla birçok tedbirler aldı. Bu tedbirlerden en önemlisi ise çalışma hayatındaki değişiklikler oldu. Alınan bu önlemlerden bir tanesi var ki akılla mantıkla izah edemiyorsunuz. Akla mantığa sığmayan bu uygulama, konuşmayı yeni öğrenen çocuğun bile “yok artık” diyebileceği türden.
Rehabilitasyon merkezi çalışanları bu uygulamanın mağdurlarından.
Burada çalışan işçiler (bakım personelleri, güvenlik görevlileri, temizlik görevlileri, ek dersliler) 10 gün gibi sabit mesailerle çalışıyorlar. Yani işçiler mesaiye başladığı günden itibaren kesintisiz 10 gün boyunca iş yerinden çıkamıyorlar. Sanki bu işçilerin ailesi yok, bebekleri yok, hastaları yok, yaşlıları yok, anneleri yok, babaları yok. Bu işçiler adeta robot muamelesi görüyorlar.
Buna karşın aynı rehabilitasyon merkezindeki memurlar 08:00 - 17:00 işe gidip geliyorlar, yemekhane personelleri gidip geliyor, ilaçlama yapmaya gelenler o ortamda işlerini tamamlayıp oradan ayrılıyor, asansör bakımı ve daha birçok nedenle merkeze giriş çıkışlar serbest. Fakat bu serbestlikte işçinin hala izole olarak çalışması (!) hedefiyle dayatılan 10 gün kesintisiz süreç, görüldüğü üzere zaten defalarca ihlal ediliyor.
İşin garibi rehabilitasyon merkezlerine bağlı umutevlerinde kalan engelli çocuklarımız ve bakım personelleri 10 gün boyunca o evden dışarı çıkamıyorlar ama bakım personelini dinlendirmek için akşam bir memur geliyor, sabah olunca tekrar evine gidiyor. Bu durum her gün devam ediyor. O memura virüs bulaşmıyor. Daha enteresanı umutevinde kalan engelli çocuklarımız arasında memur olanlar var onlar da sabah işe gidip akşam umutevine dönüyorlar.
Bu uygulamanın verimsizliği ve mantıksızlığı hangi kesime yarıyor bilinmez ama işçiye uygulanan tarife her zamanki gibi aklın ve vicdanın sınırlarını zorlayan cinsten. Tabi işçiler çoğunlukla olayın iyi tarafından bakmaya ve her koşulda canı pahasına verilen görevi yapmaya odaklı bir tabakadır. Her ne kadar mantıklarına yatmasa da birilerinin kendi iyilikleri için bu uygulamaları yaptığını düşünürler. Nitekim yine böyle düşünürken bir arkadaş “Yapmayın arkadaşlar, koskoca liyakat sahibi bürokrasi ve memurlar böyle saçma bir uygulama yapar mı? Kesin bunun içinde bilmediğimiz bir gizem vardır.” dedi de şükür bizim endişemizi bir nebze hafifletti. Evet gerçekten de o kadar mürekkep yalamış, sınavlar kazanmış, dirsek çürütmüş, işçilere her fırsatta sizin için neler yapıyoruz siz idrak edemiyorsunuz diye büyük büyük cümleler kuran koca memurlar böyle saçma bir uygulama yapamaz, vardır bir bildikleri dedik.
Bu gizem ne olabilir diye
Düşündük, düşündük, düşündük.
Evet sonunda bulduk.
Her konuda memurlarımızı bir kalkan gibi koruyan 657 zırhı korona virüsünden de koruyormuş meğer diye kararımızı verdik. Çünkü aynı kurumda, hatta aynı evde çalışan işçi virüs bulaşır diye 10 gün izole olurken memurların normal mesaiye devam etmeleri aklımıza başka bir şey getirmedi.
Acaba geçici süreliğine ülkemizin bütün vatandaşlarına memur kadrosu versek virüs biter mi?
Ne dersiniz?

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum